Ana sayfa › Blog › Öğretmenler & Veliler
Sınıfta Konuşma Süresini Dengeleme: Baskın Öğrenci ve Susan Öğrenci Sorunu
· 7 dk okuma · Öğretmenler & Veliler
Sınıfta konuşma süresi neden hep aynı birkaç öğrencide toplanır? Baskın öğrenciyi kırmadan, susan öğrenciyi zorlamadan dengeyi kuran pratik yöntemler burada.
Sınıfta konuşma süresi kendiliğinden dağılmaz; müdahale edilmezse birkaç istekli öğrencide toplanır ve geri kalanlar dersi dinleyerek geçirir. Dengeyi kurmanın yolu baskın öğrenciyi susturmak değil, söz hakkını yapısal olarak dağıtan bir düzen kurmaktır. Aşağıda bu düzeni oluşturan somut tekniklere bakacağız.
Önce sorunun neden bu kadar inatçı olduğuna, sonra baskın ve sessiz öğrenci için ayrı ayrı çözümlere, en sonda da katılımı ölçmenin basit yollarına geçiyorum.
Sınıfta konuşma süresi neden kendiliğinden dengesizleşir?
Bir soru sorulduğunda cevap verme hızı öğrenciden öğrenciye değişir. Hızlı yanıt veren öğrenci sözü alır, yavaş düşünen öğrenci daha cümlesini kurmadan konu kapanır. Birkaç hafta sonra bu bir alışkanlığa dönüşür: bazıları cevap vermeyi, bazıları beklemeyi öğrenir.
İkinci etken öğretmenin zaman baskısı. Ders akmıyorken bekleyen bir sınıfın yarattığı gerginlik, öğretmeni "kim biliyorsa söylesin" moduna iter. Bu mod kısa vadede dersi kurtarır, uzun vadede katılımı daraltır.
Üçüncüsü de risk algısı. Sessiz öğrencinin çoğu zaman bilgi eksiği yoktur; yanlış söyleme riskini almak istemez. Sınıf önünde konuşmak, dört kişilik bir grupta konuşmaktan çok daha yüksek riskli bir iştir ve bu fark her öğrencide aynı şiddette hissedilmez.
Dördüncü etken de dersin ritmi. Hızlı ilerleyen, her dakikası dolu bir derste sadece hazır olanlar konuşabilir. Konuşma hedefli bir bölümde ritmi bilinçli olarak yavaşlatmak, daha fazla öğrencinin yetişmesini sağlar. Kapsanan konu azalır ama konuşan öğrenci sayısı artar; konuşma dersinde bu takas genellikle kârlıdır.
Baskın öğrenciyi kırmadan dengelemek
Baskın öğrenci sınıf için bir sorun değil, yanlış yerde duran bir kaynaktır. İlk hamle onu susturmak değil, enerjisini bir işe bağlamak olmalı. Grup çalışmalarında moderatörlük vermek, yani konuşmak yerine söz dağıtmakla görevlendirmek, çoğu zaman tek başına yeterli olur.
İkinci teknik konuşma jetonu. Her öğrenciye üç jeton verilir, her konuşmada bir jeton ortaya konur. Jetonu biten o tur için dinleyici olur. Kural herkese aynı uygulandığı için kimse hedef alınmış hissetmez; baskın öğrenci ise ne zaman konuşacağını seçmeyi öğrenir.
Üçüncüsü zor görevleri ona yönlendirmek. Sınıfa açık uçlu bir soru sorup en hızlı cevaplayanı dinlemek yerine, o öğrenciye karşı görüşü savunma ya da grubun kararını gerekçelendirme gibi daha ağır bir iş verin. Hem meşgul olur hem de gerçekten gelişir.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta var: baskın öğrenci her zaman en iyi öğrenci değildir. Bazen hızlı konuşan ama yüzeysel kalan, bazen de gerçekten ileri seviyede olup sıkılan bir öğrencidir. Hangisi olduğunu anlamadan müdahale ederseniz yanlış ilacı verirsiniz. Sıkılan öğrenciye daha zor görev, yüzeysel konuşana ise gerekçe isteyen sorular gerekir.
Sessiz öğrenciyi güvenli biçimde içeri almak
- Düşünme süresi. Soruyu sorduktan sonra beş saniye beklemek, cevap veren öğrenci sayısını gözle görülür biçimde değiştirir. Sessizlik boşluk değil, işlem süresidir.
- Önce yaz, sonra konuş. Bir dakikalık not alma, cümleyi hazır hale getirir. Elinde yazılı bir cümle olan öğrenci konuşmaya çok daha kolay başlar.
- Kademeli genişleme. Önce eşle, sonra dört kişilik grupla, en son sınıfla paylaşma. Aynı cümleyi üçüncü kez söylerken risk hissi büyük ölçüde kaybolur.
- Cevap yerine seçim. "Ne düşünüyorsun" yerine "A mı B mi, neden?" demek, girişi kolaylaştırır ve yine gerekçe cümlesi ürettirir.
- İsim vermeden övgü. Sessiz öğrenciyi sınıf önünde öne çıkarmak bazen baskı yaratır. Çıkışta iki cümlelik özel bir geri bildirim daha etkili olur.
Bu tekniklerin ortak mantığı riski düşürmek. Sessiz öğrenci konuşmayı bilmediği için değil, konuşmanın maliyetini yüksek gördüğü için susar. Maliyet düştüğünde katılım genellikle kendiliğinden gelir.
Bir uyarı da şu: her sessiz öğrenci kaygılı değildir. Bazıları düşünerek katılan, konuşmadan önce emin olmak isteyen öğrencilerdir ve onları sürekli dürtmek ters etki yapar. Aradaki farkı anlamanın yolu, öğrencinin grup içinde nasıl davrandığına bakmak. Küçük grupta rahat konuşup sınıf önünde susan öğrenci kaygılıdır; her iki ortamda da az konuşan öğrenci ise büyük ihtimalle böyle bir kişilik yapısına sahiptir.
Söz hakkını yapısal olarak dağıtan düzenler
| Düzen | Nasıl işler | Ne zaman uygun |
|---|---|---|
| Çember turu | Sırayla herkes tek cümle söyler, pas geçme hakkı vardır | Ders başı ısınma |
| Rol dağıtımı | Grupta başlatıcı, not tutucu, özetçi, zamanlayıcı | Grup görevleri |
| Rastgele seçim | Çiftler konuştuktan sonra kurayla biri aktarır | Hazırlık sonrası |
| Değirmen | İki halka, her turda partner değişir | Kalabalık sınıf |
Çember turunda pas geçme hakkının bulunması önemlidir. Pas hakkı olan öğrenci, zorlanmadığını bildiği için genellikle pas geçmez; zorlandığını hisseden öğrenci ise savunmaya geçer. Küçük bir ayrıntı gibi görünse de katılım üzerindeki etkisi belirgindir.
Rol dağıtımının tek riski rollerin sabitlenmesi. Aynı öğrenci her hafta not tutuyorsa konuşma pratiği yapmıyor demektir. Rolleri haftadan haftaya döndürmek, düzeni adil tutar. Bu düzenleri hangi etkinliklerle birlikte kullanabileceğinizi İngilizce öğretmenleri için konuşma etkinlikleri yazısında bulabilirsiniz.
Öğretmenin kendi konuşma payı
Denge meselesinin çoğu zaman atlanan tarafı öğretmenin kendi payıdır. Açıklama, yönerge, düzeltme ve geçiş cümleleri toplandığında dersin büyük bölümü öğretmenin sesiyle dolabilir. Bunun farkına varmanın en hızlı yolu, bir dersin yirmi dakikasını telefonla kaydedip dinlemek.
Payı düşürmenin birkaç pratik yolu var. Yönergeleri sözlü anlatmak yerine tahtaya yazmak, öğrenci sorusunu hemen cevaplamak yerine sınıfa yöneltmek, doğru cevabı söylemek yerine "başka" diye devam ettirmek. Bunların her biri birkaç saniye kazandırır; bir derste toplamı ciddi bir süredir.
Katılımı ölçmenin basit yolları
İzlenim yanıltıcıdır. Çoğu öğretmen sınıfın katılımını olduğundan daha dengeli hatırlar, çünkü hatırladığı şey konuşan öğrencilerdir. Basit bir sınıf listesi üzerine dersin ortasında çetele tutmak, tabloyu bir anda netleştirir.
İkinci yöntem üç haftalık takip. Her hafta üç öğrenciyi mercek altına alın; onların gerçekten kaç kez konuştuğunu not edin. Bir dönemde sınıfın tamamını görmüş olursunuz ve hangi öğrencinin sistematik olarak dışarıda kaldığı ortaya çıkar.
Üçüncüsü de öğrenciye sormak. Dönem ortasında isimsiz üç soruluk bir kağıt yeterli: derste ne sıklıkla konuşuyorsun, konuşmanı ne kolaylaştırır, ne zorlaştırır. Gelen cevaplar çoğu zaman öğretmenin tahminlerinden farklı çıkar. Kalabalık sınıflarda ölçüm ve düzen kurmanın ek yollarını kalabalık sınıfta konuşma pratiği yazısında ayrıca ele aldım.
Özet ve bir davet
Sınıfta konuşma süresi, iyi niyetle değil yapıyla dengelenir: roller, turlar, jetonlar ve düşünme süresi gibi basit düzenlemeler, söz hakkını istekli birkaç öğrenciden alıp sınıfa yayar. Baskın öğrenciyi susturmak yerine görevlendirmek, sessiz öğrenciyi zorlamak yerine riski düşürmek, iki taraf için de daha sürdürülebilir bir yol. Öğrencilerinizin okul dışında küçük masalarda konuşma sırası alabildiği bir ortamı görmek isterseniz masaya katılın.
Sık sorulan sorular
Baskın öğrenciyi susturmak onu küstürür mü?
Susan öğrenciyi zorla konuşturmak doğru mu?
Söz hakkını kura ile dağıtmak iyi bir fikir mi?
Öğretmen ne kadar konuşmalı?
Okumak yetmez — konuşmak gerekir
English Talky Cafe masalarında 3–4 kişilik gruplarla konuşun, masa sonunda size özel geri bildirim alın.
Bir masaya katıl