Ana sayfa › Blog › Öğretmenler & Veliler
Veli-Öğretmen Görüşmesinde İngilizce: Çocuğun Gelişimini Doğru Okumak
· 7 dk okuma · Öğretmenler & Veliler
Veli-öğretmen görüşmesinde İngilizce gelişimi nasıl konuşulur? Hangi sorular sorulmalı, öğretmen neyi anlatmalı ve verilen cevaplar nasıl yorumlanmalı?
Veli-öğretmen görüşmesinde İngilizce gelişimini doğru okumak, "iyi gidiyor mu" sorusunun ötesine geçmekle başlar. Anlamlı bilgi, çocuğun derste ne kadar konuştuğu, hangi beceride ilerlediği ve hangi konuda takıldığı gibi somut cevaplardan gelir. Görüşmeyi hazırlıklı yapan veli de, örnek üzerinden konuşan öğretmen de bu on beş dakikadan çok daha fazlasını çıkarır.
Aşağıda veli tarafında hangi soruların işe yaradığını, öğretmen tarafında gelişimin nasıl anlatılacağını, cevapların nasıl yorumlanacağını ve görüşme sonrasında ne yapılacağını ele alıyorum.
Veli öğretmen görüşmesi İngilizce gündemiyle: hazırlıklı gitmek
Hazırlıksız girilen görüşmeler genellikle aynı yerde biter: "genel olarak iyi, biraz daha çalışması lazım." Bu cümle kimseye bir şey kazandırmaz. Öncesinde iki üç somut gözleminizi not almak, görüşmenin yönünü değiştirir.
Not alınacak şeyler karmaşık değil: çocuk evde İngilizceden söz ediyor mu, ödev sırasında nerede takılıyor, hangi konuda "bunu anlamıyorum" diyor, ders hakkında olumlu ya da olumsuz bir şey söyledi mi. Bunlar öğretmenin sınıfta göremeyeceği bilgilerdir.
İkinci hazırlık, önceliğinizi belirlemek. Konuşma becerisi mi, sınav başarısı mı, derse katılım mı sizin için öncelikli? Her şeyi aynı anda konuşmaya çalışan bir görüşme, hiçbir konuda yeterince derinleşemez.
Üçüncüsü de beklentiyi ayarlamak. On beş dakikalık bir görüşmede çocuğun tüm eğitim hayatı planlanamaz; bu görüşmenin işi bir durum tespiti yapmak ve bir sonraki adımı belirlemek. Gerçekçi bir beklentiyle girilen görüşmeler hem daha sakin geçer hem de daha fazla bilgi üretir.
Veli tarafında işe yarayan sorular
- Derste ne sıklıkla konuşuyor? Katılımın gerçek göstergesi budur; not ortalamasından daha bilgilendiricidir.
- Hangi beceride en zayıf: dinleme, konuşma, okuma, yazma? Genel bir "zayıf" ifadesi yerine yönü gösterir.
- Son iki ayda nerede ilerleme gördünüz? Öğretmeni olumlu bir örnek vermeye davet eder ve gelişimin yönünü ortaya çıkarır.
- Evde ne yaparsak sınıftaki çalışmayı desteklemiş oluruz? Genel tavsiye yerine o çocuğa özel bir öneri getirir.
- Hata yapmaktan çekiniyor mu? Çekingenlik, çoğu konuşma probleminin kaynağıdır ve erken fark edilirse kolay çözülür.
Bu soruların ortak özelliği, cevabı "evet-hayır" olmayan sorular olmaları. Açık uçlu sorular öğretmene örnek verme alanı açar; kapalı sorular ise görüşmeyi hızlandırır ama boşaltır.
Sormaktan kaçınılması gereken tek soru türü de kıyaslama soruları. "Sınıfın kaçıncısı" ya da "diğerlerine göre nasıl" gibi sorular, öğretmeni rahatsız eder ve elde edilen cevap çocuğun gelişimi için kullanışsızdır.
Soruları sorarken ton da önemli. Aynı soru, hesap sorar gibi sorulduğunda öğretmeni savunmaya geçirir; merak edilerek sorulduğunda ise ayrıntılı bir cevap getirir. Öğretmenin o gün onlarca veliyle görüştüğünü hatırlamak, konuşmanın tonunu kendiliğinden ayarlıyor.
Öğretmen tarafında: gelişimi nasıl anlatmalı?
Öğretmenin elinde somut malzeme varsa görüşme kendiliğinden verimli geçer. Konuşma etkinliklerinde tutulan kısa notlar, bir rubrik çıktısı ya da dönem başında ve ortasında alınmış iki kısa kayıt, "iyi gidiyor" cümlesinin yerini alır. Ölçütleri yapılandırmak için değerlendirme rubrikleri yazısındaki tablo doğrudan kullanılabilir.
Anlatırken üç bölümlü bir yapı işe yarar: şu anda nerede, son dönemde ne değişti, bir sonraki adım ne. Bu yapı hem veliye net bir tablo verir hem de görüşmeyi şikâyet listesine dönüşmekten korur.
Olumsuz bir durum aktarılırken de davranış dilini kullanmak gerekiyor. "İlgisiz" bir yargıdır ve savunma üretir; "grup çalışmalarında genellikle dinleyici kalıyor, konuşma sırası kendisine geldiğinde kısa cevap veriyor" ise bir gözlemdir ve üzerine plan kurulabilir.
Öğretmen açısından bir başka fayda da beklentileri baştan hizalamak. Velinin dil öğreniminin ne kadar sürdüğü, hangi aşamada ne beklenmesi gerektiği konusunda gerçekçi bir çerçevesi yoksa, her dönem sonu hayal kırıklığı tekrar eder. İki cümlelik bir çerçeve açıklaması, yıl boyunca birçok yanlış anlamayı önler.
Cevapları doğru yorumlamak
| Öğretmen diyor ki | Genellikle şu anlama gelir | Sorulacak takip sorusu |
|---|---|---|
| "Notları iyi ama konuşmuyor" | Yazılı beceriler gelişmiş, üretim zayıf | Konuşma fırsatını nasıl artırabiliriz? |
| "Derse katılmıyor" | Çekingenlik ya da seviye uyumsuzluğu | Küçük grupta da mı sessiz? |
| "Kelime bilgisi zayıf" | Okuma ve temas miktarı düşük | Hangi tür içerikle desteklenebilir? |
| "Anlıyor ama yazamıyor" | Alıcı beceri üretici beceriden ileride | Yazma için düzenli kısa görev var mı? |
Tablodaki ilk satır en sık karşılaşılan durumdur ve genellikle yanlış okunur. Yüksek not, konuşma becerisinin geliştiği anlamına gelmez; çoğu sınav yazılı beceriyi ölçer. Bu ayrımı İngilizce karne notu ve gerçek seviye yazısında ayrıntılı anlattım.
İkinci satır da dikkat ister. Sınıfta sessiz olan bir çocuk küçük grupta rahat konuşuyorsa sorun dil değil ortamdır; her iki ortamda da sessizse durum farklıdır ve farklı bir yaklaşım gerektirir.
Bir de görüşmede duyulmayan şeyi sormak gerekir. Öğretmen çoğu zaman en acil konuyu anlatır; sessiz ama önemli konular gündeme gelmeyebilir. "Benim sormadığım ama sormam gereken bir şey var mı" sorusu, kısa görüşmelerde şaşırtıcı biçimde yararlı oluyor.
Görüşmeden sonra ne yapmalı?
Görüşmenin değeri, çıkışta alınan tek bir karara bağlıdır. On tavsiye dinleyip hiçbirini uygulamamak yerine, bir tanesini seçip dört hafta boyunca sürdürmek çok daha fazla iş görür. Değişimin görünür olması için de bu süre gerekir.
İkinci adım, kararı çocukla paylaşmak. Çocuk hakkında alınan ama ona söylenmeyen kararlar genellikle uygulanmaz. Karar basit ve somut olmalı: "Akşamları on beş dakika İngilizce içerik izleyeceğiz" gibi.
Üçüncüsü de ara temas. Bir sonraki dönem sonunu beklemek yerine, altı hafta sonra öğretmene kısa bir mesajla durumu sormak, planın işleyip işlemediğini erken gösterir. Evde neyi yapıp neyi yapmayacağınız konusunda veliler için İngilizce destek rehberi yazısı yol gösterici olabilir.
Zor konuşmaları yürütmek
Bazı görüşmelerde konu olumsuzdur: çocuk geride kalmıştır, derse katılmamaktadır ya da bir davranış sorunu vardır. Bu konuşmalarda en işlevsel yaklaşım, sorunu kişiye değil duruma bağlamak. "Çocuğunuz tembel" bir yargıdır; "son iki ayda ödevlerin yarısı teslim edilmedi" bir veridir ve üzerine konuşulabilir.
Velinin tarafında da savunmaya geçmemek işi kolaylaştırır. Olumsuz bir tablo duyduğunuzda ilk refleks açıklamak olur; oysa en faydalı cümle genellikle "peki bunu nasıl değiştirebiliriz" sorusudur. Ortak bir plana varan görüşmeler, kimin haklı olduğunu belirleyen görüşmelerden her zaman daha çok işe yarar.
Özet ve bir davet
Veli-öğretmen görüşmesinde İngilizce gelişimi, genel değerlendirmelerle değil somut gözlemlerle okunur: çocuk derste ne kadar konuşuyor, hangi beceride ilerliyor, nerede çekiniyor. Veli tarafında üç iyi soru, öğretmen tarafında örneğe dayalı bir anlatım ve çıkışta uygulanabilir tek bir karar, on beş dakikalık görüşmeyi gerçek bir plana dönüştürür. Çocuğunuzun konuşma tarafını güçlendirecek bir ortam arıyorsanız Malatya Yeşilyurt'taki masalarımız için masaya katılın.
Sık sorulan sorular
Görüşmede kaç soru sormak uygun?
Öğretmen 'iyi gidiyor' derse ne yapmalı?
Çocuğu görüşmeye getirmeli miyim?
Öğretmenle görüş ayrılığı olursa ne yapmalı?
Okumak yetmez — konuşmak gerekir
English Talky Cafe masalarında 3–4 kişilik gruplarla konuşun, masa sonunda size özel geri bildirim alın.
Bir masaya katıl