TREN Masaya katıl

Ana sayfa › Blog › Kültür & Günlük Hayat

İngilizce Yemek ve Mutfak Terimleri: Restoran Dili ve Tarif Okumak

· 7 dk okuma · Kültür & Günlük Hayat

İngilizce yemek terimleri, restoranda sipariş kalıpları, pişirme yöntemleri ve tarif okuma rehberi: menüdeki kelimeleri ve ölçü birimlerini kolayca çözün.

İngilizce yemek terimleri iki ayrı alanda karşınıza çıkar: restoran menüsü ve tarif metni. Menüde zorlayan şey pişirme yöntemleri ve kesim adlarıdır; tarifte ise fiiller ve ölçü birimleri. İkisi için de yaklaşık kırk kelime, günlük hayatın büyük bölümünü karşılar.

Menüyü okumak: bölümler ve yaygın başlıklar

Menüler genellikle aynı sırayla düzenlenir ve başlıkları tanımak yarı yolu alır. Starters ya da appetizers başlangıç yemekleridir. Mains ve main courses ana yemekleri, sides yan tabakları, desserts tatlıları gösterir.

Ülkeler arasında kelime farkları vardır. İngiltere'de starter, ABD'de appetizer yaygındır. Entrée kelimesi ise ABD'de ana yemek anlamına gelirken bazı Avrupa menülerinde başlangıç yemeğini işaret eder; bu yüzden menüdeki yeri ve fiyatı, kelimenin kendisinden daha güvenilir bir ipucudur.

Menülerde sık görünen bir grup kelime de içerik uyarılarıdır: vegetarian (etsiz), vegan (hayvansal ürün içermez), gluten-free (glutensiz), contains nuts (kuruyemiş içerir), served with (yanında gelir). Bu ifadeler neredeyse standarttır.

İngilizce yemek terimleri: pişirme yöntemleri

TerimYöntemTürkçe karşılığı
grilledIzgarada, doğrudan ateş üstündeIzgara
roastedFırında, genellikle yağlaFırınlanmış
bakedFırında, kuru ısıylaFırında pişmiş
fried / deep-friedYağda, az ya da bol yağdaKızartılmış
sautéedTavada yüksek ateşte kısa süreSote
steamedBuhardaBuğulama
poachedKaynama noktasının altında sudaHaşlama (yumuşak)
stewed / braisedUzun süre az sıvıdaAğır ateşte pişmiş
cured / smokedTuzlanmış / tütsülenmişSalamura / füme

Et siparişinde pişirme derecesi ayrı bir konudur ve sorulduğunda hazırlıksız yakalanmak yaygındır. Sıralama şöyledir: rare (az pişmiş), medium rare, medium, medium well, well done (iyi pişmiş). Soru genellikle How would you like it cooked? biçiminde gelir.

Restoranda sipariş ve istek kalıpları

Sipariş verirken kullanılan yapılar kısadır ve kibarlık soru formuyla kurulur. Doğrudan I want demek anlaşılır ama talepkâr durur; bunun yerine aşağıdaki kalıplar kullanılır.

  • Could we see the menu, please? (Menüyü görebilir miyiz?)
  • I will have the soup, please. (Çorbayı alayım.)
  • Could I get that without onions? (Soğansız alabilir miyim?)
  • What do you recommend? (Ne tavsiye edersiniz?)
  • Is this dish spicy? (Bu yemek acılı mı?)
  • I am allergic to nuts. Does this contain any? (Kuruyemiş alerjim var, bunda var mı?)
  • Could we have the bill, please? (Hesabı alabilir miyiz?) — ABD'de check kullanılır
  • Could we get this to go? (Paket yaptırabilir miyiz?)

Garson genellikle Are you ready to order? ya da How is everything? diye sorar. İkinci soruya kısa bir Great, thanks. yeterlidir; uzun bir değerlendirme beklenmez. Fiyat, iade ve şikâyet konuşmalarının genel kalıplarını İngilizce alışveriş dili yazısında topladık.

Tarif okumak: fiiller ve ölçüler

Tarif metinleri emir kipiyle yazılır ve dar bir fiil grubuna dayanır. Chop (doğramak), slice (dilimlemek), dice (küp küp doğramak), mince (kıymak), whisk (çırpmak), fold (yavaşça karıştırmak), simmer (kısık ateşte kaynatmak), drain (süzmek), season (tuz biber eklemek).

Ölçülerde en sık karıştırılanlar kısaltmalardır: tsp çay kaşığı, tbsp yemek kaşığı, oz ons, lb libre. Amerikan tariflerinde bardak ölçüsü olan cup yaklaşık 240 mililitredir; ülkeler arasında küçük farklar bulunduğu için hassas tariflerde gram cinsinden ölçü daha güvenlidir.

Sıcaklık da iki sistemde verilir. Amerikan tarifleri Fahrenheit, çoğu Avrupa tarifi Celsius kullanır. Fırın tariflerinde 180C ile 350F yaklaşık aynı ayarı gösterir; bu iki sayıyı hatırlamak çoğu tarif için yeterlidir.

Kahvaltı, kahve ve günlük sipariş

Günlük hayatta en sık kurduğunuz yemek cümleleri restoranda değil, kafede ve fırında geçer. Kahve siparişinde boy ve tür sorulur: Regular or large? ya da For here or to take away? İkinci soruya To take away, please. demek yeterlidir; ABD'de aynı soru For here or to go? biçimindedir.

Kahve adları da kendi başına bir sözlüktür. Filter coffee demlemedir, americano espresso üzerine sıcak su, flat white ve latte ise sütlü espresso türleridir. Türk kahvesi menülerde genellikle Turkish coffee olarak geçer ve şeker tercihi sorulduğunda no sugar, medium ya da sweet demek işi görür.

Kahvaltı masasında da birkaç kelime yeterli olur: scrambled (karıştırılmış yumurta), fried egg (sahanda), boiled egg (haşlanmış), toast (kızarmış ekmek), jam (reçel), honey (bal), cheese platter (peynir tabağı). Bunlar Türkiye'deki menülerin İngilizce sayfalarında da sıkça görülür.

Tat ve doku anlatmak

Bir yemeği anlatmak, sohbetin en kolay girişlerinden biridir ve az sayıda sıfatla yapılır. Savoury tuzlu-baharatlı tarafı, sweet tatlıyı, sour ekşiyi, bitter acıyı (kahve gibi), spicy ise acı biberli olanı anlatır. Türkçede tek kelimeyle acı dediğimiz iki ayrı tat, İngilizcede bitter ve spicy olarak ayrılır.

Doku için crispy (çıtır), crunchy (gevrek), creamy (kremamsı), tender (yumuşak, et için), chewy (çiğnemesi uzun süren) kullanılır. Bir yemeği beğendiğinizi söylemek için This is delicious. her yerde çalışır.

Hesap, bahşiş ve masa adabı

Hesap ve bahşiş uygulamaları ülkeden ülkeye belirgin biçimde değişir; bu yüzden tek bir kural vermek doğru olmaz. Bazı ülkelerde bahşiş güçlü bir beklentidir, bazılarında hesaba servis ücreti eklenir, bazılarında ise isteğe bağlı kalır. Emin değilseniz sormak tuhaf karşılanmaz: Is service included?

Hesabı bölüştürmek için Could we split the bill? kalıbı kullanılır. Herkesin kendi yediğini ödemesi içinse Can we pay separately? denir. Bu iki cümle, grup yemeklerinde en sık ihtiyaç duyulan ifadelerdir.

Masada konuşulan konular da kültürel bir alan oluşturur; yemek çoğu ortamda güvenli ve sıcak bir sohbet başlığıdır. Hangi konuların mesafeli tutulduğunu İngilizce konuşurken kültürel farklar yazısında ele aldık.

Özet: kırk kelime, iki ortam

İngilizce yemek terimlerinde işi çözen şey uzun listeler değil; pişirme yöntemleri, temel tarif fiilleri ve birkaç sipariş kalıbıdır. Menüde bölüm başlıklarını, tarifte ölçü kısaltmalarını tanımak çoğu durumu kapatır. Geri kalanı sormakla halledilir ve soru sormak hiçbir restoranda tuhaf karşılanmaz. English Talky Cafe masalarında yemek, en sık açılan sohbet başlıklarından biri: üç-dört kişilik masalarda TalkyTech AI soruyu açıyor, söz sırasını dağıtıyor, sessiz kalanı sohbete davet ediyor ve masa sonunda kişisel geri bildirim veriyor. Konuşma sırasında araya girip düzeltme yapılmıyor. Kendi mutfağınızı İngilizce anlatmayı denemek için masaya katılın.

Sık sorulan sorular

Restoranda sipariş verirken hangi kalıp en güvenli?
I will have the ... please veya Could I get the ... please yapıları hemen her ortamda çalışır. I want ifadesinden kaçının; gramer olarak doğru olsa da talepkâr durur.
Starter, appetizer ve entrée aynı şey mi?
Değil. İngiltere'de starter, ABD'de appetizer başlangıç yemeği anlamına gelir. Entrée ise ABD'de ana yemek, bazı Avrupa ülkelerinde ise başlangıç demektir. Menüde emin olamazsanız sormak en kolay yoldur.
Alerjimi nasıl belirtirim?
Açık bir cümle kullanın: I am allergic to nuts. Does this contain any? Alerji ciddi karşılanan bir konudur; personel genellikle mutfakla teyit eder. Hoşlanmama durumu içinse I would rather not have ... demek yeterlidir.
Tariflerdeki cup ölçüsü kaç mililitre?
Amerikan tariflerinde bir cup yaklaşık 240 mililitredir, ancak ülkeden ülkeye küçük farklar vardır. Hassas tariflerde gram cinsinden verilen ölçüleri tercih etmek daha güvenlidir.
yemekrestoranmutfak terimlerigünlük İngilizce

Okumak yetmez — konuşmak gerekir

English Talky Cafe masalarında 3–4 kişilik gruplarla konuşun, masa sonunda size özel geri bildirim alın.

Bir masaya katıl

İlgili yazılar

💬