TREN Masaya katıl

Ana sayfa › Blog › İngilizce Konuşma Pratiği

İngilizce Karşılaştırma Yapma: Kıyaslama Kalıpları ve Doğru Kullanımı

· 7 dk okuma · İngilizce Konuşma Pratiği

İngilizce karşılaştırma yapma kalıpları: iki seçeneği kıyaslama, benzerlik ve farkı anlatma, ölçüt belirleme ve tercih bildirme ifadeleri tablolu örneklerle.

İngilizce karşılaştırma yapma, iki ya da daha fazla şeyi ortak bir ölçüte göre kıyaslamaktır. İşin yüzde sekseni üç yapıya dayanır: -er ve more ile üstünlük, as ... as ile eşitlik, whereas ve while ile zıtlık. Bu üç yapı ve bir tercih cümlesi, her karşılaştırmayı düzenli biçimde kurar.

Karşılaştırma neden bu kadar sık gerekir?

Günlük konuşmanın büyük bölümü kıyaslamadır. İki şehir, iki iş, iki ürün, geçmişteki hâliniz ile bugünkü hâliniz arasında sürekli karşılaştırma yaparsınız. Bu yapıyı bilmeyen kişi cevabını ya çok kısa keser ya da iki ayrı betimlemeyi arka arkaya sıralayıp kıyaslamayı hiç yapmaz.

Sınav ve mülakat ortamlarında karşılaştırma doğrudan bir görev olarak sorulur. Hangi seçeneği tercih ettiğiniz, iki fotoğraf arasındaki fark, eski yöntemle yeni yöntemin farkı gibi sorular hep aynı iskeleti ister. Bu iskeleti kuran kişi, içerik zayıf olsa bile düzenli ve anlaşılır bir cevap üretir.

Üçüncü sebep, karşılaştırmanın fikir kurmayı kolaylaştırmasıdır. "Ne düşünüyorsun?" sorusu karşısında boş kalan biri, konuyu bir başka şeyle kıyasladığında söyleyecek şey bulur. Karşılaştırma, düşünceyi harekete geçiren bir araçtır.

İngilizce karşılaştırma yapma: üstünlük bildiren temel yapı

Kısa sıfatlara -er eklenir, uzun sıfatların önüne more gelir. İkisi asla birlikte kullanılmaz. Karşılaştırılan şey than ile bağlanır.

  • This route is faster than the other one. — Bu yol diğerinden daha hızlı.
  • Working from home is more comfortable than commuting. — Evden çalışmak yolculuktan daha rahat.
  • It is a bit more expensive, but not much. — Biraz daha pahalı ama çok değil. (Derece ayarlar.)
  • It is far better than I expected. — Beklediğimden çok daha iyi. (Farkı büyütür.)
  • The second option is by far the best. — İkinci seçenek açık ara en iyisi.

A bit, slightly, much, far ve by far gibi kelimeler farkın büyüklüğünü ayarlar ve konuşmayı belirgin biçimde doğal kılar. Yalnızca better ve worse demek yerine bu derecelendiricileri kullanmak, aynı cümleyi çok daha bilgili gösterir.

Benzerlik ve eşitlik anlatmak

Her karşılaştırma fark üzerine kurulmaz. İki şeyin benzediğini söylemek de sık gerekir ve bunun ayrı kalıpları vardır.

  • It is just as good as the original. — Tam olarak orijinali kadar iyi.
  • They are pretty similar, to be honest. — Açıkçası oldukça benziyorlar.
  • There is not much difference between them. — Aralarında pek fark yok.
  • Both of them have the same problem. — İkisinin de aynı sorunu var.
  • It is not as difficult as people say. — İnsanların dediği kadar zor değil.
  • They are more or less the same price. — Aşağı yukarı aynı fiyattalar.

Not as ... as yapısı özellikle işe yarar, çünkü olumsuz bir kıyası yumuşak biçimde söyler. "Worse" demek yerine "not as good as" demek, hem daha kibar hem daha doğal durur.

Zıtlık kurmak: whereas, while, on the other hand

İki seçeneği yan yana koymanın en düzenli yolu zıtlık bağlaçlarıdır. Bunlar cümleyi ikiye böler ve dinleyiciye net bir kıyas verir.

KalıpTürkçe karşılığıÖrnek
whereasoysa / -kenThe first job pays better, whereas the second one is closer to home.
while-ken / buna karşılıkWhile online lessons are flexible, they need more self discipline.
on the other handöte yandanIt is cheap. On the other hand, the quality is not great.
unlike-in aksineUnlike my old phone, this one lasts all day.
compared to-e kıyaslaCompared to last year, prices have changed a lot.
the difference is thatfark şu kiThe difference is that one is guided and the other is not.

Bu bağlaçlardan ikisini seçip iyice tanıdık hâle getirmek, altısını yarım yamalak bilmekten çok daha verimlidir. Whereas ve on the other hand ikilisi çoğu durumu karşılar.

Ölçüt belirlemek: karşılaştırmayı düzenli kılan adım

Dağınık karşılaştırmaların sebebi neredeyse her zaman aynıdır: ölçüt belirlenmemiştir. Önce neye göre kıyasladığınızı söyleyin, sonra kıyaslayın. Bu tek adım cevabı anında düzenli hâle getirir.

  • In terms of price, the first one wins. — Fiyat açısından ilki kazanıyor.
  • If we look at convenience, it is a different story. — Kolaylık açısından bakarsak durum farklı.
  • As far as quality goes, there is no comparison. — Kalite söz konusu olduğunda kıyas bile kabul etmez.
  • From a beginner point of view, the second option is safer. — Yeni başlayan biri için ikinci seçenek daha güvenli.

İki üç ölçüt seçip her birinde ayrı bir kıyas yapmak, bir dakikalık düzgün bir cevap üretmenin en kolay yoludur. Bu yaklaşımın uzun cevap kurmayla nasıl birleştiğini uzun cevap verme teknikleri yazısında bulabilirsiniz.

Tercih belirtme ve kapanış

Karşılaştırmayı bir tercihle kapatmak cevabı tamamlar. Aksi hâlde dinleyici sonucu bekler ve konuşma yarım kalmış gibi durur.

  • Personally, I would go for the second one. — Şahsen ikincisini tercih ederim.
  • If I had to choose, I would probably pick the cheaper option. — Seçmek zorunda kalsam muhtemelen ucuz olanı seçerdim.
  • All things considered, the first one suits me better. — Her şey düşünülünce ilki bana daha uygun.
  • It really depends on what you need. — Gerçekten neye ihtiyacın olduğuna bağlı. (Tarafsız kapanış.)

Son kalıp tarafsız kalmak istediğinizde işe yarar ama her cevapta kullanılırsa kaçamak gibi durur. Çoğu ortamda bir tercih belirtmek beklenir ve bu tercihi tek cümlelik bir gerekçeyle desteklemek yeterlidir.

Sık yapılan hatalar ve pratik plan

En yaygın üç hata şunlardır: more ile -er ekini birlikte kullanmak, than yerine from demek, ve iki şeyi ayrı ayrı anlatıp hiç kıyaslamamak. Üçüncüsü dil hatası değil yapı hatasıdır ama anlamayı en çok bozan odur.

Pratik için basit bir günlük alıştırma yeterlidir: her gün iki nesne, iki yer ya da iki dönem seçip otuz saniye karşılaştırın. Bir ölçüt belirtin, bir zıtlık bağlacı kullanın ve bir tercih cümlesiyle kapatın. İki hafta sonra bu üçlü otomatikleşir. Kendi kendinize yaptığınız bu alıştırmaların ölçümü için ölçülebilir hedef koyma yazısındaki yöntem işinizi kolaylaştırır.

Özet ve deneme alanı

Karşılaştırma yapmak, kelime bilgisinden çok düzen işidir: ölçütü söyleyin, farkı ya da benzerliği kurun, bir zıtlık bağlacıyla iki tarafı bağlayın ve bir tercihle kapatın. Bu dört adım her konuda çalışır. Kalıpları gerçek bir sohbette denemek, listeyi okumaktan çok daha hızlı öğretir; English Talky Cafe masalarında üç dört kişilik gruplarda tam olarak bu tür konular konuşuluyor ve geri bildirim masa sonunda kişisel olarak veriliyor. Masaya katılmak için bize yazın.

Sık sorulan sorular

Karşılaştırmada en sık yapılan hata nedir?
More ile -er ekini birlikte kullanmak, yani more cheaper demek. Kısa sıfatlara -er eklenir, uzun sıfatların önüne more gelir; ikisi bir arada kullanılmaz. İkinci sık hata than yerine from kullanmaktır.
Sınavlarda karşılaştırma neden bu kadar sık çıkar?
Çünkü karşılaştırma hem yapı bilgisini hem de fikir kurmayı aynı anda ölçer. Konuşma sınavlarında iki fotoğraf, iki seçenek ya da iki dönem kıyaslaması standart görevlerdendir ve bir dakikalık düzenli cevap beklenir.
Üç seçeneği nasıl karşılaştırırım?
Önce ortak bir ölçüt belirleyin, sonra üçünü o ölçüte göre sıralayın. The cheapest option is ..., the most flexible is ..., and the one in between is ... yapısı hem düzenli hem anlaşılırdır.
Karşılaştırma yaparken tercih belirtmek zorunda mıyım?
Hayır ama çoğu sohbet bunu bekler. Karşılaştırmayı tercih cümlesiyle kapatmak cevabı tamamlar: All things considered, I would go for the second one gibi bir kapanış anlatımı sonuçlandırır.
karşılaştırmakalıplarkonuşma pratiğikıyaslama

Okumak yetmez — konuşmak gerekir

English Talky Cafe masalarında 3–4 kişilik gruplarla konuşun, masa sonunda size özel geri bildirim alın.

Bir masaya katıl

İlgili yazılar

💬