TREN Masaya katıl

Ana sayfa › Blog › İngilizce Konuşma Pratiği

İngilizce Konuşmayı Sürdürme Teknikleri: Sessizliği Doldurmanın Yolları

· 7 dk okuma · İngilizce Konuşma Pratiği

İngilizce konuşmayı sürdürme teknikleri: sohbetteki sessizliği doldurma, takip sorusu sorma ve konu köprüsü kurma yöntemleri örnek kalıplarla anlatıldı.

İngilizce konuşmayı sürdürme teknikleri üç işe dayanır: takip sorusu sormak, söyleneni genişletmek ve konu tükendiğinde köprü kurmak. Sessizliğin çoğu kelime eksikliğinden değil, sıradaki hamleyi bilmemekten doğar. Bu üç hamleyi hazır tutmak sohbeti kendiliğinden akar hâle getirir.

Hangi sessizlik sorun, hangisi değil?

Her duraklama kötü değildir. Karşı taraf düşünürken oluşan iki üç saniyelik sessizlik doğaldır ve doldurmaya çalışmak yapmacık durur. Sorun yaratan sessizlik, iki tarafın da ne söyleyeceğini bilemediği ve gerginliğin arttığı uzun duraklamadır.

Bu ayrımı yapmak rahatlatıcıdır, çünkü çoğu kişi kendi düşünme duraklamasını bile başarısızlık sayar. Anadili İngilizce olanlar da cümle ortasında durur, kelime arar ve dolgu sesleri kullanır. Amacınız hiç durmamak değil, durduğunuzda konuşmanın kopmamasını sağlamaktır.

Üçüncü nokta sorumluluk paylaşımıdır. Sohbeti ayakta tutmak tek kişinin işi değildir. Karşı taraf da katkı vermiyorsa sorun sizin İngilizceniz olmayabilir. Kendi üstünüze düşen kısmı yapmak yeterlidir.

İngilizce konuşmayı sürdürme teknikleri: takip sorusu

Sohbeti sürdürmenin en kolay yolu, söylenenin üzerine soru sormaktır. İyi takip soruları konuya değil, anlatan kişiye yönelir ve bu yüzden her konuda çalışır.

Soru türüKalıpNe sağlar?
AyrıntıWhat was it like?Betimleme davet eder
DevamWhat happened next?Anlatıyı sürdürür
DuyguHow did you feel about that?Kişisel katmanı açar
SebepWhat made you decide that?Gerekçe ister
SüreHow long have you been doing that?Neredeyse her konuda işler
GörüşWould you do it again?Değerlendirme ister

Bu altı sorudan üçünü ezberlemek çoğu sohbeti kurtarır. Özellikle What was it like? sorusu, hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir konuda bile sorulabilir ve karşı tarafa uzun bir cevap alanı açar.

Yankı tekniği: son kelimeyi geri vermek

Söz bulamadığınız anda en hızlı çözüm, karşı tarafın söylediği bir kelimeyi soru tonuyla tekrar etmektir. Bu teknik hem doğaldır hem de düşünmek için zaman kazandırır.

  • — I moved to Ankara last year. — Ankara? What took you there? — Ankara mı? Seni oraya götüren ne oldu?
  • — It was a disaster. — A disaster? What happened? — Felaket mi? Ne oldu?
  • — I finally quit. — You quit? Good for you! — Bıraktın mı? Aferin sana!

Yankı tekniği karşı tarafa hem dinlendiğini gösterir hem de anlatıyı derinleştirir. Ayrıca yeni kelime bilgisi gerektirmez; kullandığınız kelimeyi zaten karşı taraf vermiştir.

Düşünürken sessizliği doldurma

Cevabı hazırlarken çıkan boşluğu doldurmak için kısa ifadeler kullanılır. Bunlar zaman kazandırır ve sessizliği garip olmaktan çıkarır.

  • That is a good question, let me think. — Güzel soru, bir düşüneyim.
  • Hmm, how can I put this ... — Hmm, bunu nasıl desem ...
  • Well, it is complicated, actually. — Şey, aslında karışık bir durum.
  • Give me a second, I want to say this properly. — Bir saniye, bunu düzgün söylemek istiyorum.
  • Where was I? Oh yes, ... — Nerede kalmıştım? Ha evet, ...

Bu ifadeleri her cümlede kullanmak konuşmayı yavaşlatır; ölçülü kullanıldığında ise akıcı ve doğal bir izlenim verir. Kelime bulamadığınız durumdaki daha ayrıntılı çözümler için kelime bulamamak yazısına bakabilirsiniz.

Konu tükendiğinde: köprü kurmak

Her konunun bir ömrü vardır. Konu bittiğinde onu zorlamak yerine yeni bir konuya geçmek gerekir. Köprü cümleleri bu geçişi ani olmaktan çıkarır.

  • By the way, did you see what happened yesterday? — Bu arada, dün olanı gördün mü?
  • That reminds me of something I read last week. — Bu bana geçen hafta okuduğum bir şeyi hatırlattı.
  • Speaking of travel, have you been to the new place downtown? — Seyahat demişken, şehir merkezindeki yeni yere gittin mi?
  • Anyway, how are things going with you? — Neyse, senden ne haber?
  • Before I forget, I wanted to ask you something. — Unutmadan, sana bir şey soracaktım.

Speaking of ... yapısı en zarif köprüdür, çünkü yeni konuyu eskisine bağlar. Anyway ise en pratiğidir ve konu tamamen tükendiğinde kullanılır.

Konu üretmek: söyleyecek şey bulma yöntemi

Sohbetin sönmesinin bir sebebi de konu üretememektir. Bunun için basit bir tarama yöntemi işe yarar: karşı tarafın son cümlesindeki kişi, yer, zaman ve sebep unsurlarından birini seçip onun üzerine gidin.

Örneğin "I went to Ankara with my brother last month" cümlesinde dört kapı vardır: kardeşi, Ankara, geçen ay ve gidiş sebebi. Bunlardan herhangi biri iki dakikalık yeni bir konu açar. Bu tarama alışkanlığı oturduğunda "ne soracağım?" sorusu ortadan kalkar.

İkinci yöntem kendi tarafınızdan katkı vermektir. Her soruya karşılık kendinizden de kısa bir bilgi ekleyin; sürekli soru sormak sohbeti sorgulamaya çevirir. Dengeli bir sohbette iki taraf da hem sorar hem anlatır. Cevaplarınızı genişletmenin yolları için uzun cevap verme teknikleri yazısı bu konuyu tamamlıyor.

Nasıl çalışılır

Bir hafta boyunca tek bir teknik seçin. İlk hafta yalnızca takip sorusu sorun ve her sohbette en az üç tane sorduğunuzdan emin olun. İkinci hafta yankı tekniğini ekleyin. Üçüncü hafta köprü cümlelerini deneyin.

Ölçmek için basit bir sayaç kullanın: bir sohbette kaç takip sorusu sordunuz ve kaç kez konu köprüsü kurdunuz? Sayı arttıkça sohbetin uzunluğunun da arttığını göreceksiniz. Bu iki sayı, konuşma becerisindeki ilerlemenin en kolay ölçülen göstergelerinden biridir.

Sık yapılan üç hata

  • Arka arkaya soru sormak: Üç dört soruyu peş peşe sormak sohbeti sorguya çevirir. Her iki soruda bir kendinizden de bir şey anlatın.
  • Kapalı uçlu soru seçmek: Did you like it? sorusu tek kelimelik cevapla biter. Aynı soruyu What did you like about it? biçiminde sormak konuşmayı açar.
  • Sessizlikte panikleyip konu değiştirmek: İki saniyelik bir duraklamada hemen yeni konuya atlamak, karşı tarafın düşünmesini keser ve sohbeti yüzeyde tutar.

Üçünün ortak çözümü aynıdır: acele etmemek. Sohbetin ritmi konuşma hızından değil, sıra değişimlerinden gelir. Karşı tarafa cevabını tamamlaması için bir iki saniye bırakmak, çoğu zaman konuşmayı sizin doldurmanızdan daha iyi sonuç verir.

Özet ve gerçek sohbet

Konuşmayı sürdürmek, sessizlikten kaçmak değil; hamlenizi önceden hazır tutmaktır. Takip sorusu sorun, karşı tarafın kelimesini yankılayın, düşünürken kısa doldurucular kullanın ve konu bittiğinde köprü kurun. Bu dört hamle birkaç hafta içinde otomatikleşir. Uygulamak için düzenli bir sohbet ortamı gerekir; English Talky Cafe masalarında üç dört kişilik gruplarda TalkyTech AI konuyu açıyor, söz sırasını dağıtıyor ve sohbet durduğunda yeni bir soruyla devam ettiriyor. Malatya'daki masaya katılmak için bize yazın.

Sık sorulan sorular

Sohbetteki her sessizliği doldurmak zorunda mıyım?
Hayır. Kısa sessizlikler doğaldır ve düşünmek için gereklidir. Doldurulması gereken sessizlik, karşılıklı olarak kimsenin ne söyleyeceğini bilmediği ve gerginlik yaratan uzun duraklamadır. Bunu ayırt etmek rahatlamanın ilk adımıdır.
Takip sorusu sormak için konuyu bilmem gerekir mi?
Hayır. Takip sorularının çoğu konuya değil anlatana yöneliktir: How did you feel about it? ya da What happened next? gibi sorular her konuda çalışır. Bilmediğiniz konuda merak göstermek sohbeti canlandırır.
Konuşurken kafamda cevap hazırlamak doğru mu?
Kısmen. Karşı taraf konuşurken tamamen cevabınıza odaklanırsanız dinlemeyi kaçırırsınız ve sorduğunuz soru alakasız kalır. Daha iyi yöntem, dinlerken tek bir anahtar kelimeyi aklınızda tutup sorunuzu ona bağlamaktır.
Konu tamamen bittiyse ne yaparım?
Bir köprü cümlesiyle yeni konuya geçin. By the way ya da That reminds me gibi ifadeler geçişi doğal kılar. Konu değiştirmek başarısızlık değil, sohbetin normal işleyişidir.
sohbet sürdürmesessizliktakip sorusukonuşma pratiği

Okumak yetmez — konuşmak gerekir

English Talky Cafe masalarında 3–4 kişilik gruplarla konuşun, masa sonunda size özel geri bildirim alın.

Bir masaya katıl

İlgili yazılar

💬